Elitia Whatsapp

ÇOCUK KALICI DİŞ TEDAVİSİ

Çocuklarda 5-6 yaşında süt dişlerinin en gerisinden çıkan 1. büyük azı dişi ağızda ilk çıkan kalıcı diştir. Dişin kök gelişimini tamamlanması ise diş sürdükten sonra 2-3 yıl devam eder.

Kök gelişimi tamamlanmamış kalıcı dişler, gelişme sürecinde çürük veya travma gibi etkenlerle zarar görebilir ve tedaviye ihtiyaç duyabilirler.

Kök ucu gelişimi tamamlanmamış dişlerin canlı olması veya olmamasına göre farklı tedavi teknikleri uygulanmaktadır. Kök ucu gelişimi tamamlanmamış canlı dişlerde, endodontik tedaviyle kök ucu gelişimini devam ettirmek (apeksogenezis), nekroze dişlerde ise apikalde sert doku bariyeri oluşturmak (apeksifikasyon) hedeflenir.

Aileler sıklıkla 6 yaş dişlerini süt dişleri ile karıştırabilmektedir. Ancak 6 yaşında süt dişlerinin en gerisinden çıkan 1. büyük azı dişi kalıcı dişlerdir ve değişmeyecektir. Bu dişlerin erken dönemde çürümesi ile de sıklıkla karşılaşmaktayız. Tedavi edilmezse maalesef dişin çekimi gerekebilmektedir. Genç kalıcı diş pulpasının derin çürüğe karşı reaksiyonu yıkıcı değil, savunma şeklinde olmaktadır ve onarım potansiyeli yüksektir. İltihaplı, fakat henüz canlılıklarını koruyan dişlerin pulpaları bütünüyle ya da parsiyel olarak korunabilir. Böylece kök gelişiminin tamamlanması ve kök ucunun kapanması için gerekli biyolojik koşullar sağlanmış olur.

Çocuklarda endodonti, yetişkinlerin kök-kanal tedavisinden ayrı olarak ele alınmalıdır. Çünkü süt ve gelişen kalıcı dişlerin anatomisi pulpa fizyolojisi yetişkinlerdekinden farklıdır. Çocuk hastanın psikolojik özellikleri de teşhis, endikasyon ve tedavi safhalarında dikkatli ve sabırlı bir çalışmayı gerektirmektedir. Tedaviye başlamadan önce klinik ve radyografik incelemelerin dikkatli şekilde yapılması ve doğru tedavi planlaması başarıda kritik öneme sahiptir.

Kliniğimizde sıklıkla apikal tıkayıcı olarak tercih ettiğimiz mineral trioksit agregate MTA’nın birçok avantajı vardır; daha az hasta uyumuna ihtiyaç vardır; dentin fiziksel özelliklerini kaybetmeyecek ve materyal dişin daha erken restorasyonuna izin vererek kök kırığı eğilimini en aza indirgeyecektir.